Cinsellikte mutlu olmak için tavsiyeler

Cinsellik biraz daha kendini göstermeye başlamış bir kavram olsa da tam anlamıyla doğru bilgiye ulaşmak  ve bu konu hakkında konuşabilmek her zaman mümkün olmuyor. Cinsellik, konuşulmadığı gibi farklı kaynaklardan ya da kulaktan duyma bilgilerle öğreniliyor. Peki, bu durumun önüne geçmek ve cinsellikte mutlu olmak için ne yapmalı? Uzman Psikolog Alara Köksal, sizlere cinsellikte mutlu olmak için tavsiyelerde bulunuyor.

Cinsellik nedir?

Farklı kaynaklar ve kulaktan duyma bilgiler kişiye doğru bilgi vermekten ziyade hem yanlış bilgiler veriyor hem de cinselliği korku haline getirebiliyor. Abartılmış ilk gece hikayeleri, kızlık zarına atfettirilen büyük anlamlar kadınları, performansa dayalı abartılmış hikayeler, porno sitelerindeki uzun metraj filmler ise erkekleri korkutan veya cinsellikten soğutan nedenler arasında.

Cinsellik, hayati bir olgu olmasa bile temel bir ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır. Aynı zamanda, cinsellik sadece penis ve vajina birleşmesinden ibaret bir durum değildir. Ön sevişme, partnerlerin birbirinin dilini anlaması ve açık ifade ediş şekilleri ise cinselliğin seyrini belirleyen önemli kıstaslardandır.

Genel olarak kadınlar partnerlerine karşı açık bir şekilde istek ve beklentilerini ifade etmekten çekinirler. Bunun nedeni, toplumsal olarak cinselliğin ayıp, günah ve yasak olarak algılanmasıdır. Bu olguyu ayıp olarak gören kadın, partnerine karşı bir utanç duyabilir isteklerini dile getiremediğinden ilişkiden haz alma boyutu minimuma inebilir.

Ön sevişme süresinin önemi

Seks, kişilerin maksimum düzeyde haz duydukları eğlenceli ve son derece keyifli bir tanım olarak açıklayacak olursak bunun temel taşının ön sevişme olduğu unutulmamalıdır. Sevişme süresi ne kadar uzun tutulursa -yeterli oranda- kişiler bedensel anlamda birbirlerini daha iyi tanır. Haz duyulan bölgeler, kimin neyden ne şekilde hoşlandığı gibi önemli bileşenler sevişme esnasında kendisini gösterir. Ek olarak sevişme süresinin yeterli oranda uzun tutulması stres yaşayan bir kişinin stres düzeyini minimuma indirir. Yani vajina ıslandı, penis erekte oldu diye hemen birleşme gerçekleşecek diye bir kural yok.

Cinsel birleşme esnasında iletişim de son derece önemlidir. Kişi illaki belirli bölgelerden haz alacak diye bir kural yoktur. Erojen bölge dediğimiz alanlar kişiden kişiye göre değişir. Örneğin, bir kadın ya da bir erkek diz kapağından bile haz duyabilir. Partnerlerin bunu bilmesi, aktif ve eğlenceli bir cinsel yaşantı yaşaması için oldukça önemlidir.

Önemli kriterlerden biri onaylama

İlişki esnasında, ‘bundan hoşlanıyor musun?’, ‘bu şekilde devam edelim mi?’ gibi sorular sormak ve geri bildirimler almak ilişki esnasındaki yaklaşım tarzınız açısından oldukça önemlidir. Dikkatinizi dağıtacak, durumla alakasız sohbetlerden bahsetmiyorum. Kişinin kendi bedenine duyacağınız saygıya değinmek istiyorum. Kişiyi kendi istek ve beklentilerinize göre hareket ettirmek bu aktiviteyi keyif almaktan ziyade işkenceye dönüştürebilir. Bu durum da kişiyi ve ilişkiyi doğrudan etkiler.

Bahsettiğimiz ön sevişme, iletişim ve onaylama aslına bakacak olursanız bir zincir gibi birbirini takip eden üç önemli etmen. Hepsi birbirlerinden beslenen ve aynı doğrultuda ilerleyen kavramlar. Sevişme, seks toplum açısından çok farklı yorumlanıp gelişigüzel yaşanabiliyor. Sadece ‘ihtiyaç’ olarak algılanabiliyor ya da tek bir tarafın yönetmesi, tek bir tarafın isteklerinin yerine gelmesi üzerine kurulu olabiliyor. Bu şekilde cinsel yaşantısını devam ettiren kişilerin cinselliğe olan bakış açıları ve aldıkları haz zaman içerisinde minimuma indiği için, çatışmalar kendini göstermeye başlıyor.

Bu yüzden kavramların gerçek anlamlarına dikkatle yönelmeli, partnerler, sözel ve bedensel anlamda birbirlerini dinlemeyi ihmal etmemelidir. Seks belirli kuralları olan bir olgu değildir. Siz neyden, ne şekilde, ne kadar çok zevk duyuyorsanız seks odur.

Uzm. Psikolog Alara Köksal

Cinsel Terapist & Aile ve Çift Terapisi

Halaskargazi Mh. Zafer Sk. No:46 Modern İş Merkezi Ofis No: 301

Köksal Psikolojik Danışmanlık

Yorum Yapın

vestel