California Cevizi
California Cevizi

Sensizlik Benim Canımı Acıtan!

Kaybettiğimiz ve onun yerine başkasına harcayabileceğimiz zamana mı? Belki de sadece yok olan inancımıza…

Sevdiği zaman gözü görmeyen, sürekli veren, fedakarlık edenler; ilişkiyi bitirdikleri zaman aptallıklarına mı yanıyorlar, yıkılan hayallerine mi? Beklentisiz sevmeyi becerebilseydik, yine de bu kadar yara alır mıydık? “Ona yıllarımı verdim, saçımı süpürge ettim, bir eş/sevgili olarak elimden gelen her şeyi yaptım, onu kendimden bile çok sevdim” diyenlerden misiniz?

Peki bu kadar çok şeyi yapmanızı sizden kim istedi? Cevabı genelde “O” olur, ve üzgünüm bu çoğu zaman doğru değildir.

Sadece çok sevdiniz, onu kaybetmemek için gereğinden fazla şey yaptınız. O sizden saçınızı süpürge etmenizi istememiştir. Siz bunu bir görev bilip yapmışsınızdır. Evet, sevgi fedakarlık ister, kabul ediyorum ve arkasındayım; aşk dediğin özveridir. Ancak, kendinizden fazla başkasını sevdiğiniz zaman ne olur? Sevilmeye değer olan karşı taraf olur. Bunu sözlerinizle, yaptıklarınızla, bilinçaltından yolladığınız sinyallerle etrafa yayarsanız, siz daha az sevilmesi gereken kişi olmaz mısınız? Bu durumda karşınızdaki şahsın poposu (pardon!) egosu kalkmaz mı?

Madem siz daha az sevilmeye değersiniz, o zaman sevmeyi daha çok hak eden biriyle birlikte olup, aynı seviyede olduğu kişilerle birlikteliği tercih etmez mi partneriniz?

Ama bu vicdana sığar mı, ben onun için……! Boşluk olan yere ne isterseniz onu koyun. Cümlenin içindeki tuhaflığı görebiliyor musunuz? “ Onun için!” Aşk başkası için değildir. Kendimiz içindir, sadece kendimiz için! Garip mi geldi? Çünkü öyle eğitildik. Büyüyüp iyi bir eş olmaya programlandık. Karşılıksız ve sadece kendimiz için sevmeyi öğrenmiş olsaydık, yaptıklarımızın hesabını istemezdik.

Şuradan yola çıkalım. Bu ilişki kadın-erkek değil de; ebeveyn-çocuk ilişkisi olsun. Kötü ve zorlu bir evliliği istemeyerek yıllar boyu, sadece çocukları için yürüten kişi, evladıyla ilk kavgasında şöyle der. “ Babana/anana sırf senin için katlandım, sen boynu bükük kalma diye” Çocuktan gelecek cevap nedir peki? “ Bana ne, bana mı sordun, katlanmasaydın!” Yüreğe hançer gibi saplanan bu acı cümlede biraz doğruluk payı yok mu? Bunu ilişkiye döktüğümüzde de aynı durum geçerli. “Senin için şunu, şunu yaptım” dediğiniz anda verilecek cevap genelde; “YAPMASAYDIN!” olur.

Birilerini sadece sevdik diye, kendimize bile yapmadığımız şeyleri ona yaparsak; bunun da karşılığında herhangi bir şey beklersek, ne olduğu önemli değil, alacağımız cevap hep bu olur.

Sevdiğiniz insana dair yaptığınız her neyse, sadece kendiniz için yapın. Hem ilerde vicdan azabı duymazsınız; hem de hesap sormak zorunda kalmazsınız. Abartılı vericilik, almayı unutturur; bir zaman sonra karşılık istersiniz. Sizi mutlu etmeyen şeyleri sadece onun için yapmaktan vazgeçin. Sevdiğinize yemek yapmak sizi keyiflendiriyor mu, buyurun yapın, hiç itirazım yok. Ama bunu gün gelip, ben yıllarca senin için yemek yaptıma getirecekseniz, kalsın.

Uzun zaman karşınızdakini alıştırdığımız şeyler, vakti gelince görevimizmiş gibi durur. Tek gün o görevi eksik yaparsanız, tepki alırsınız. Baştan ya yapmayın, ya da sadece kendiniz için yapın. İlk bakışta biraz ruhsuz bir durum gibi anlatıyorum, özellikle şu anda aşık olanlara çok da saçma gelebilir bunlar; ama öyle değil. Tecrübesi olanlar şimdi kafa sallıyor ve onaylıyor olmalılar. Karamanın koyunu deyiminden yola çıkarak söyleyebilirim ki, sevdiğiniz kişi aslında sizin görmek istediğiniz ve kafanızda büyüttüğünüz kişi olabilir. Bunun testlerini yapmadan, aşkın evrimine zaman vermeden kimseye gerektiğinden fazla özveride bulunmayın. Yok, ben illa yapacağım kardeşim diyorsanız, bunu sadece ve sadece kendiniz için yaptığınızdan emin olun. Çünkü bu sizin sevginiz; sevdiğiniz de dahil olmak üzere başka kimseyi ilgilendirmez…

Candan Ünal
Yüksek Topuklar Aşk Editörü
Candan.unal@yuksektopuklar.net

Yorum Yapın