California Cevizi
California Cevizi

Reçete


Sizin ihtiyacınız yok mu reçeteye? Bir düşünün. Gazete okuyorsunuz ve bir reçete gördünüz. Okumuyor musunuz? Ya da televizyonda biri reçete veriyor: Şunu yaptım, bunu yaptım. Dinlemiyor musunuz? Bir kitap içinde bir reçete barındırıyorsa daha çok satmıyor mu? Bilmem ne için yapılması gereken 100 şey, bilmem kimin 40 kuralı gibi.

Reçeteler iyileşme yolunda ilk adım. Öyle görüyoruz. Doktor reçeteyi yazıyor ya. Çünkü bizi dinledi, muayene etti ve teşhisi koydu. Artık reçete ile yolu çiziyor. Reçete elinizde. Çare var, umut var, huzur var, güven var. Size uygulamak kalmış sadece, harfi harfine.

Reçeteler çözümü sunuyor. Huzur çözümü bulmakta mı, yoksa çözümü getiren teşhisi koymakta mı? Teşhis koyulunca aslında çözüm belli. Ne zaman ne yapılır, nasıl yapılır? Her şey belli. Asıl teşhis koymak zor değil mi? Reçete arayışımız, özünde teşhis arayışımız olmasın?

İçimizde bir boşluk. Adı yok sanı yok. Ama orda var o boşluk, biliyoruz. Hissettiriyor kendini. Adını koyalım diye düşün dur. Sorular… “Arayışta herkes” denen şey bu işte. Çaresizlik denen şey bu. Herkes “soru işareti” halinde dolaşıyor.

Ne oluyor sonra? Teşhisi koyulamıyor kolayca. Çünkü zor teşhis koymak. O kocaman boşluğun adını bulmak. Uzun tetkikler, analizler lazım. O zaman ne yapmalı. Kendini çok yormadan bulduğun reçeteye sarılmalı. Kendini kandırmalı. Reçeteyi okuyup kendini ona teslim etmeli. Yalancı umut ve huzura sıkı sıkıya tutunmalı. İşe yaramazsa başka reçeteye. Reçeteden bol ne var şu an. Gazeteler, kitaplar, televizyonlar… Reçete dolu.

Bu kendini kandırmaca oyunundan uzaklaşmak ise cesaret istiyor, güç istiyor. “Başkalarının reçeteleri ile olmuyor bu iş” demek; “kendi teşhisini kendin koymalısın” demek kolay mı?

Reçete ne veriyor bize? Yapılması gerekenleri. Yapılması gerekenler biz yapmazsak ne kadar değerli? Onları değerli kılan ve sonucu getiren bizim çabamız değil mi? Yani reçetelerin de işe yaraması için çaba gerekmiyor mu?

O zaman hep çaba gerekiyorsa neden asıl çözüm peşinde olmayalım? Neden işin kolayına kaçalım? Korkmadan teşhisi koymak varken neden reçete peşinde boşa çaba sarf edelim? Gücümüzü teşhis koymaya yönlendirip kendi yolumuzu neden kendimiz bulamayalım? Zor mu? Kolay değil ama sınırlar sadece kafamızda. Yani yapılabilir. Daha önemlisi yapılmalı.

Bakın bu da bir reçete işte…

Figen BIYIK
figen@yuksektopuklar.net

Tüm Yazılarımı Okumak için Tıklayın!

Yorum Yapın