California Cevizi
California Cevizi

Hiç Böyle Baktınız mı?

Domuz gribi, kuş gribi, fark etmiyor işte, her sene bu grip isim değiştirerek üstümüze geliyor. Seneye adı köpek gribi olacak. Ben kendimi sevdiğimi savunuyorum ama düşüncesizce yaptığım efelikler bünyeyi iflas ettirdi. Ciğerleri ve diğer tüm iç organları rüzgara, soğuğa vermişim, farkında değilim. Artık daha dikkatli olacağım, vücuduma söz verdim.

İlaçlardan baygın yattığım bu sürede sizden de uzak kaldım, bağışlayın. İnsan yataktan başını kaldıramadığında, hatta başının kendisine bu kadar ağır geldiğini hissettiğinde, düşünmekten başka bir şey yapamıyor. Onu bile zor beceriyor. Ben de yattığım şu zaman içinde, bir soruya cevap aradım: Eğer 30 günüm kalmış olsaydı, ne yapardım?

İnsan zamanın ne kadar değerli olduğunu, hayatın içinde ne kadar önemsiz şeyler için kendini hırpaladığını ancak böyle durumlarda anlıyor. Siz hiç düşündünüz mü? Gerçekten yaşayacak az vaktiniz kalsaydı, hayatınızda neleri değiştirirdiniz?

Aklımıza gelen radikal çözümler oluyor. İşi gücü bırakıp, hep çıkmak istediğimiz dünya seyahatine çıkmak, tüm sorumluluklardan kurtulup hayallerimizi gerçekleştirmek. Sevdiğimiz insanlarla daha fazla birlikte olmak, onlara sevgimizi göstermek, küs olduklarımızı affetmek ve kim bilir daha neler?

Bunların bir kısmını neden şimdi yapmıyoruz? Hala hayatın içindeyken, çalışıp üretirken de, sorumluluklarımızı devam ettirirken de bazılarını yapamaz mıyız? Az ömrüm kalsaydı, dibine kadar aşık olurdum. Beni ne kadar sevdiğine bakmadan, beklemeden, talep etmeden, birini tüm yüreğimle severdim. Onunla geçirdiğim her anın gerçekten farkına varırdım. İçtiğim her kahvenin kokusunu, tadını özümserdim. Yediğim her yemeğin lezzetine dikkat ederdim. Damağımda baharatını, acılığını, tuzunu hissetmeden, sadece karnım doysun diye yutmazdım.

Bana sürekli kötü olaylardan bahseden, enerjimi çalan, mutsuzluklarını üstüme yıkan ama hayatımda olmasına engel olamadığım kim varsa, hepsini uzaklaştırırdım. Gerçekten sevdiğim, paylaştığım insanlarla vakit geçirirdim. Aileme daha çok zaman ayırırdım. Annemi sebepsiz sarılıp öperdim. Sonunda öyle ya da böyle çözülen sorunlar için, bu derece dertlenmezdim. Gecelerin ne kadar güzel olduğunu, güneşin vücuduma değdiğinde yarattığı etkiyi bir kez daha anlardım. Bir çocuğu seyrederdim. Onu gülümsetmek için uğraşırdım. Onunla sohbet eder, içindeki büyük saflıktan gelen güzelliği paylaşırdım.

Yazsam sayfalar sürecek bir listem var. Hasta yatağımda ciddi ciddi oturup düşündüğüm bu konuyu, artık hayatıma geçiriyorum. İlk sırayı her zamanki gibi aşka veriyorum. Kalbimde çok nefret biriktirmem ama olanları da kaldırıp atıyorum. Ben artık bir ay ömrüm varmış gibi anlarımdan zevk almaya, hiç ölmeyecekmişim gibi çalışıp geleceğim için doğru taşları üst üste koymaya başlıyorum. Bana katılmak ister misiniz? Meraktan soruyorum, siz neleri değiştireceksiniz?

Candan Ünal
Yüksek Topuklar Aşk & İlişkiler Editörü
candan.unal@yuksektopuklar.net

*Tüm hakları Yüksek Topuklar.net’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Yorum Yapın