California Cevizi
California Cevizi

Gittiğini Sanıyorsun!

Her gidişten zaferle çıkmayı öğrenmişlerdenim. Göğsünde duran o büyük sızı ne zaman geçer? Hangi ilaç yaraya merhem olur? Ne kadar sürer yalnızlığın dipsiz karanlığı? Bu soruların cevaplarını bilirim.

Kendi gidişlerime zor karar veririm. Emeksiz, uğraşmadan, sabretmeden, küsmeden gitmem kolay kolay. Gittiğimde arkamda ne bırakacağıma bakarım en azından. Çok büyük yangınları kimsenin söndüremeyeceğini bilirim. Kalmak için savaşırım.

Ayrılık kararını hemen almaz aklım, kalbim önden gitmediyse. Ancak bir adamın gönül evinin bütün odaları doluysa, bir küçük yer bulamamışsam şu küçücük yüreğimi içine koyacak, o zaman da durmayı kendime yakıştıramam. Aşktan daha üstün bir duygu yoktur. Yaşamı, dünyayı, kötülüğü, nefreti, kırgınlıkları silip atar sevgi dediğin. Fakat bir adamın daha önemli işleri, insanları, zamansızlığı fazlaysa aşktan, kırıntı aralıklarda, mülteci aşıklardan olamam. Gidişim hep gelişlerimden daha yavaş olsa da, gitmenin farz olduğu kalplerde durmayı yakıştıramam. Ağrıma gider sevdasız kalmak, aşkı hafife almak ve önceliksiz kılmak.

Elbette madalyonun bir de diğer tarafı var. Büyük yürekleri terk edenler, giderken arkada ne bıraktığını düşünmez. Gitmek derdine düşünce insan, sadece yolculuğa bakar. Arkada kalanları gözü görmez. Onun kalbi artık orada değilse, zaten kalmasını, düşünmesini gerektirecek bir durum da yoktur. Ancak, dolu dolu yaşanmış bir aşktan, kimse gerçekten gidemez.

Yaşamlar ayrılsa da, geçmişin gölgesi peşinde kalır. Onun haberi yokken, adı anılıyordur bir şehrin sokağında, penceresinde perdeler uçuşan evin içinde. Bir gözyaşından sokağa düşüp, yağmura karışarak, kim bilir kaç sokak sürüklenmiştir giden? Sevdiği bir yemek yenilirken masada, boğaza düğümlenmiştir. Resmine bakılmıştır gece yarısı; hiç umulmadık bir anda, radyoda çıkan şarkı ile dile melodi olmuştur.

Geride sizi seven birini bıraktıysanız, asla gitmiş sayılmazsınız. Kokunuz kalmıştır birinin yastığında; yatağın hep yattığınız tarafında, yokken de uyumaya devam etmişsinizdir düş saatlerinde. İki duble rakının ya da kahve sohbetinin yanında anılmışsa adınız, hüzünlü bir tebessümle birlikte, gitmiş sayılmazsınız. Bir gece yarısı, kan ter içinde fırladığınız rüyadan uyandıran, aslında gördüğünüz kabus değil; sizi seven ve hatırlayan kalbin seslenişidir. Ayrıldığınızı, bittiğini, koptuğunu sandığınız geçmişlerde yaşamaya devam edersiniz. Yani, siz gittiğinizi sanırsınız ancak gerçekten gidebildiğiniz gün, unutulduğunuz gündür……

Candan Ünal

Yüksek Topuklar Aşk ve İlişkiler Editörü

Candan.unal@yuksektopuklar.net

*Tüm hakları Yüksek Topuklar.net’e aittir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

2 Yorum

  1. taamda şuankı durumumu okudugum ıcın kendı hıssettıklerımı sızın duzgun anlatımınızla okumak daha guzel oldu…gitmek cözüm dei sabırr..Peki kalmakda çare deilse napılmalı 🙂 olmak yada olmamak ıste butun mesele bu 🙂

  2. ben simdi gidemedimi anayamadim ama o beni terrk etmisti of aman neyse herkez yoluna baksin ne deyim allah hepimize yardimci olsun son pismanlik fayda ettmez anasinar bence nedemisler tak sepeti koluna herkez kendi yoluna insallah

Yorum Yapın