California Cevizi
California Cevizi

Eski Sevgiliyi Görmek

Yanıma geldiğinde kalbinin sesini duyabiliyordum. Neden heyecanlandıysan? Zamanında kıymet bilmemenin pişmanlığıdır belki! “Çok özlemişim seni” dedin. Oysa ben –mişim ekleriyle biten eylemleri hiç sevmem. Bu kadar farkında olmamak biraz ayıp gelir veya sen söyleyince sinirimi bozmuş olmalı.

Sana hala kızgın olup olmadığımı sordun ya, aslında göstermeden, içimden gülümsedim. Uğruna bir ömür harcanan aşkın ardından kızmak, söylenmek, beddua etmek yakışır mı bana? Biraz kırgınlığım kalmıştır, onun da hesabını kendime çıkarttım, yani hiç borcun kalmadı kalbime. İnsan seçimlerinin bedelini başkasına ödetmeye çalışarak büyüyemiyor.

 

Korkulacak bir adamdın sen aslında. Kaybedecek bir şeyi olmayanlardan korkmalı insan. Senin çok fazla şeyin vardı ama o kadar değerli kılmadığın için sahip olduklarını, kaybetmeyi de göze almış olmalısın.

 

Tokalaşırken elimi bırakmak istemedin ya, nasıl garipsedim anlatamam. Aslında anladım ne hissettiğini, seninki eski bir aşka rastlamak değildi, kaybettiğin yol arkadaşını, en gizli sırlarını bilen bir dostu, sırtını güvenerek dayayabileceğin eski bir insanı bulmak gibiydi. Ben sende çok fazla yeri doldurdum, aşk hariç sanırım. Ayrılırken söylediğin, benden sonra kimseyi sevemediğin yalanına da inanmadım tabii ki, öyle ya, yalanı bir organı gibi içinde taşıyan birine kim inanabilir?

Çok tuhaf! Vaktinde uğruna can verebilecek kadar severken insan, gün gelip bu kadar yabancılaşmak, ne tuhaf? İyi bir hikayen olmalıydı oysa, içimi burkacak, belki biraz kıskandıracak, güzel bir hayatın olmalıydı. Övünerek anlatabilmeliydin. Yüzüne karşı söylemesem de, gittiğine değmiş diye düşünmeliydim. Kaybetmişliğine bakıp sevinemem ki, kahvenin bile hatırı varken, zamanında kalbimi emanet ettiğim bir adamın yok olmuşluğuna nasıl güleyim?

 

Değişmemek için direnmek seninki, yanlışlığı, hatayı, kötülüğü sevmek. Kaç darbe alınca biraz toparlanır ki insan? Kendinle yüzleşmen için daha ne kadar kırılmalı kolun, kanadın, bilemedim. Gözlerine baktım, bir ışık aradım, yaşanmışlıklardan çıkarılan derslerin vardır belki diye, belki kalbin birini ya da bir şeyi sevmeyi öğrenmiştir diye, bulamadım. Kimse kovalamadı oysa seni yürüdüğün şu hayat yolu boyunca, kendin hariç tabii. Asıl kavgan içinde senin, anladım. Bu kadar nefret eder mi insan benliğinden, savaşır mı olmamak için? Ruhu acılar içinde kıvranan bir adamdan başka bir şey bulamadım gözlerinde. Senin için üzgünüm aşkım ya da yakışıyorsa ikimize, eski aşkım…..

 

Candan Ünal
Yüksek Topuklar Aşk&İlişkiler Editörü
candan.unal@yuksektopuklar.net

 

*Tüm hakları yüksektopuklar.net’e aiitir. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz

7 Yorum

  1. kaleminize sağlık,
    hiç anlamıyorum,eskide kalsada neden hep
    bizden daha güçsüz adamlara aşık oluruz ve acı çekeriz……

  2. ağaçtan düşen yaprak kurumaya mahkumsa gönülden düşen insanda unutulmaya mahkumdur diye bir söz vardı yalnız kalan herkese allah yardım etsin… yazanın ellerine sağlık…

Yorum Yapın