California Cevizi
California Cevizi

 

Belki önemli ve yılda milyonlarca dolar yapan bir şirketin CEO’su olmayabilir ama varlığından memnun, kendine güvenen yapısını liderlik edeceği her konuda gösterir. “ Karar verici” olmasının yanı sıra, hedefleri vardır ve çevresine ilham vericidir. En önemlisi ise, sahip olduğu her şey ile ilgili kendini rahatlıkla ifade edebilen bir kadındır. Tanıdık geldi mi bu tanım? 

 

Geçen günlerde bir arkadaşımın sohbet sırasında bana sorduğu bir soru ile tekrar aklıma geldi bu alfa kadın kavramı. Arkadaşım “ Başarılı kadınlar hep boşanıyorlar değil mi?” diye sorduğunda şaşırmış ve üzülmüştüm. Boşanma gibi, çok örseleyici ve bir o kadar da çok faktörlü bir sosyal durumun, bu kadar basite indirgenmesi gerçekten rahatsız etmişti beni. Bunu soranın bir erkek olması bile, bu durumu hafifletmeye yetememişti.

 

Ama Financial Times’da yayınlanan bir makaleyi okuduğumda, arkadaşımın yorumunu biraz daha anladım. Bu makalede, iş hayatındaki alfa kadınlarının durumu irdeleniyordu. Alfa kadınlarının, şirketlerinde üst düzeylere erişememelerinin sebebinin, kendilerine eş olarak alfa erkekleri seçmek olduğu belirtilen yazıda, bir kadının ancak ev işlerine yardım edecek, geri planda kalmayı kabullenecek bir beta erkeği ile evlenmesi durumunda yükselebileceği ifade ediliyordu. Alfa tipi insanlar lider ruhlu oluyordu. Böyle bir kadın ve erkek aynı ilişkide dengeler açısından çok başarılı olamıyorlardı. Beta tipi erkekler ise, eşlerinin kendisinden çok para kazanmasından rahatsızlık duymuyor,  çocukların yüklerini bölüşüyorlardı.

 

Düşünmeye başladım bu yazıyı okuduktan sonra… Alfa kadın olmak, o zaman bela bir şeydi gerçekten. Bu kadar güzel özellikler, kendine güven gibi, hedefleri olmak gibi, kendi ile gurur duymak gibi vb. nasıl bela olur ki? Oluyordu işte… Her kadın gibi hayatta mutlak mutluluk arayışında olan alfa kadını, evlilik hayatının sürmesi için lider ruhlu olmayan bir erkek ile mi olmalıydı yani? Hayranlık çok önemli iken ilişkilerde, böyle bir adama nasıl hayran olabilirdi bu kadın? Alfa kadını, bu tarz bir ilişkide kendini ne kadar “kadın” hissedebilirdi?

 

Düzgün bir hayat modeli çizebilmek için nelerden fedakârlık edecekti alfa kadını? Ödeyeceği bedeller ne olacaktı? Beta erkeği denen model ile mutlu olmak için, ya da alfa kadını olmaktan vazgeçmek için ne tür bedeller ödemeliydi? Boşanmamak için ödenen bedeller, mutlak mutluluğu getiriyor muydu? Alfa kadını olmaktan vazgeçilebilir miydi?

 

Tüm bu sorulardan sonra geldiğim nokta ise şu: Ben her türlü ön yargılardan nefret ettiğim gibi, bu ön yargıya da kesinlikle karşı çıkıyorum. Hayır, efendim, başarılı kadınlar hep boşanmazlar. Başarılı kadınlar mutlaka daha pasif adamlarla olurlarsa ancak, başarılı bir evlilik sahibi olmazlar.  Evet, kadının duruşu çok önemlidir ilişkide, evlilikte… Ama ilişki iki taraflıdır ve karşılıklı sevgi, yeterli bir saygı ile dengelendiğinde ilişkiler de, hayat da başarılı bir şekilde sürer ve en önemlisi insan kendinden memnunsa mutlak mutluluk gelir.

 

Hadi o zaman alfa kadınları! Sağlam duruşla yaşamaya devam. Korkusuz ve değişmeden…

 

 

Figen Bıyık – Yüksek Topuklar
figen@yuksektopuklar.net

Öğrenmek istediğiniz konuyu aşağıdaki kutuya yazın ve enter tuşuna basın.

Yorum Yaz