California Cevizi
California Cevizi
Category

Röportaj

Category

Şeyma Subaşı’nın görenleri şaşırtan değişimi!

seyme-subasi-kapak

Acun Illıcalı ile birlikte olan Şeyma Subaşı, dudakları haricinde hiç estetik yaptırmadığını dile getiriyor ancak geçmişten günümüze fotoğraflarını görenler çok şaşırıyor! Burnu, dişleri, yanakları, kaşları hatta göz büyüklüğü bile değişen Şeyma Subaşı’nın eski hallerini galerimizde bulabilirsiniz. Estetiksiz mucize değişimin sırlarını umarız ki bir gün açıklar!

Binnaz Abla’nın kahve falına baktık!

‘Yüksek Topuklar’ olarak Binnaz Abla’nın falına baktık. Falda; başarılı, samimi, kahve telvesine umutlar yükleyebilen aynı zamanda çok çalışan bir kadın gördük. Binnaz Abla, risk alarak yıllarca eğitimini gördüğü işini; eczanesini kapatmış ve hayatında yepyeni bir adım atmış. binnazabla.com internet sitesi, yapmaktan zevk aldığımız uğraşlarımızın nasıl başarılı bir işe dönüşebileceğinin ödüllü bir örneği. Ayrıca kadınlara haberimiz var: Bu röportajdan sonra üç vakte kadar hayatta “yeni adımlar” atma cesaretini bulabilirsiniz…

Kahve kültürü, kahve falı uygulamaları ile evrim geçiriyor diyebiliriz. Binnazabla.com kahve falı internet sitesi de bu anlamda yaygınlaşmış en önemli örneklerden biri. Bu fikir ve yola çıkış hikâyenizi anlatır mısınız?

Oğlum Sertaç’ın iş arkadaşlarıyla içtikleri Türk kahvesi sonrası, benim çok iyi kahve falı baktığımı bilen arkadaşı, “keşke Binnaz Abla da burada olsaydı, onun müthiş yorumlarına çok ihtiyacım var” demiş. O da “kahveni iç, falını kapat, fincanın resmini çekip anneme gönderelim” demiş ve olur mu olmaz mı, tutar mı tutmaz mı demeye varmadan fal resimleri bana e-mail olarak geldi.

Teknoloji ile aram çok iyidir. Ben hemen fotoğraflara bakıp, falı Sertaç’ın arkadaşına e-mail olarak gönderdim. Arkadaşının şaşkınlığı ve memnuniyeti Sertaç’ın aklına ‘Neden olmasın ?’ sorusunu getirmiş ve o da böyle bir web sitesini tasarlayarak 14 Ekim 2010’da bana doğum günü hediyesi olarak hediye etti. Bu tarihten sonra binnazabla.com takipçilerimizin isteği ve beklentileri ile site hızla gelişip büyüdü. Kahve yorumu ile başlayan web sitemiz, teknik yöneticimiz ve kurucu ortağımız Kaya Diker’in de takıma katılması ile hızlı bir teknik atılım içine girdi.

binnazabla.com şu anda web sitesinin yanı sıra akıllı ve android telefon uygulamaları ile kahve, tarot, astroloji, Katina, rüya yorumu ve çevrimiçi dert ortağı hizmetlerini veriyor. Proje şu anda Singapur, Türkiye ve Amerika’daki profesyoneller tarafından yönetilen dünya çapında bir şirket halini aldı. Danışmanlarımızla beraber yaklaşık 130 kişilik bir ekibiz.

Binnaz Abla

İtiraf edeyim ben de fal baktırmaktan keyif alıyorum, bu tarz uygulamalar yokken fal bakan arkadaşıma fotoğraf gönderip yorumlamasını isterdim. Ama bunun bir işe dönüştürülmesi girişimcilik ruhundan ve cesaretten kaynaklanıyor olsa gerek. Yeteneklerini işe dönüştüren bir kadın olmak size ne hissettiriyor?

Ben aslında eczacıyım; 1974’te Gazi Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun olur olmaz açtığım eczanemde tam otuz beş yıl mesleğimi icra ettim. Bu süre içinde dostlarla ne zaman bir araya gelsek muhakkak kahveler içilir, fincanlar kapatılırdı. Bu küçücük fincanla başlayan sohbeti uzun dostluklara ve gerçek arkadaşlıklara dönüştürdük.

Eczacılıktan emekli olduğum dönemde, hem herhangi bir yere bağlı kalmadan hem de keyif alarak yapabileceğim bir iş modeli olması dolayısıyla binnazabla.com projesini oğlum Sertaç Taşdelen ile birlikte hayata geçirdik. Dolayısıyla teknolojinin nimetlerinden yararlanarak bu güzel sohbetleri geleceğe taşımak benim için büyük bir keyif. 

Benim için böyle bir hobiyi internet alanına taşımak ve uluslararası yarışmalarda Türkiye’yi temsil etmek; kadınların aslında her yaşta teknoloji ile iç içe olabileceğinin, girişimciliğin yaşı ve zamanı olmadığının bir göstergesi. Buradan bütün kadınlara sesleniyorum: hayallerinizden vazgeçmeyin, sizi ne zaman bulacağı belli olmaz.

Binnaz abla

Biraz da uygulamadan bahsedecek olursak kahve fincanının fotoğrafını gönderdikten sonraki süreç nasıl işliyor?

Çok basit, binnazabla.com’da istediğiniz fal yorumcusunu seçiyor, ister kahve falı resimlerini gönderiyor, ister tarot veya Katina kartlarınızı seçiyor hatta astroloji haritası için doğum bilgilerinizi giriyorsunuz, ortalama iki saatte konuyla ilgili uzman yorumlarıyla size geri dönüş yapılıyor. Hattın diğer ucunda yaşam koçluğu, kişisel gelişim, psikoloji gibi konularda eğitim almış, deneyimli danışmanlar var.

İster yazılı tercih edip cevabı e-mail üzerinden okuyabilir ister sesli tercih edip ses dosyası olarak dinleyebilirsiniz. Danışmanımızın tecrübesi ve geri dönüşlerde aldığı puana göre hizmet bedelimiz de değişiyor.

Gerçekten kahve falını yorumlayan birileri var mı yoksa bilgisayar programı ile şekiller otomatik mi yorumlanıyor? Çoğu insan falların karşıda bir insan tarafından yorumlandığını düşünmüyor “yine de falsız kalmıyoruz” o başka!          

binnazabla.com’un ilk yorumcusu benim dolayısıyla benden sonra da sisteme dâhil olan yorumcuların seçilmesinde çok ama çok özen gösteriyorum. Yorumcularımın her biri özenle seçilmiş, konusunda uzman, gerçek yorumcular. Hatta sistemimizde ‘Canlı Sohbet’ adını verdiğimiz yeni bölümümüzle bu kişilerle hem konuşabilir hem de anında yazışabilirsiniz. Kesinlikle bilgisayar ürünü hiçbir şey yok. Bütün yorumlar gerçeğin ta kendisi.

binnaz-abla-4

Fal bakmanın iş olması fikrine, -yaratıcı fikrine- alışmaya çalışıyorum bu nedenle birlikte çalıştığınız yorumcuları işe alma sürecinizin nasıl olduğunu merak ediyorum. Yorumcunun fal bakmaktan anlayıp anlamadığının kararını kim, nasıl veriyor?

Sitemizde bizimle birlikte yorum yapmak isteyen dostlarımız için bir başvuru bölümümüz var. Ek gelir elde etmek isteyen yetenekli yorumcular bu bölümden online olarak başvuru formu dolduruyor. Binnaz Abla vizyonuna uygun olduğunu düşündüğümüz adaylar bir mülakat sürecinden geçiyor ve mülakatı geçen yorumcu adayları ile yorum konusunda bir çalışma dönemine giriyor ve binnazabla.com standartları hakkında bilgi veriyoruz. Tarafımdan özel bir eğitimden geçtikten sonra binnazabla.com ailesine katılabiliyorlar. Daha sonra yorumcuların sitede kalıcı olup olmayacağına takipçilerimiz verdikleri puanlarla karar veriyor. Belli bir başarı puanının altında kalan yorumcular maalesef ailemize katılamıyor.

İnternet sitesinde; tarot falı, astroloji, rüya yorumu gibi bilindik uygulamaların yanı sıra  “Katina falı” ve “Dert ortağı” gibi hizmetleriniz de var. Bunları ilk defa duyuyorum nedir bunlar ve nasıl işliyor?

Dert Ortağı; binnazabla.com takipçilerinin her türlü sorununu paylaşabileceği, uzman cevaplar bulabileceği özel bir bölüm. Özel eğitim görmüş yorumcularımızla bu bölümde bir başkasına anlatmaya çekinecekleri sorun ve dertlerini paylaşabiliyorlar.

Aşk hayatı hakkında en doğru bilgileri vermesiyle ünlü olan Katina’nın Deste Falı, İzmirli meşhur falcı Katina’dan geliyor. Katina Aşk Falı destesindeki kişilerin geçmişte yaşamış karakterler olduğuna inanılıyor. Tarot falına benzer şekilde bakılıyor.

Şans

Kendinizi “şanslı bir kadın” olarak mı yoksa “çok çalışan, kendi şansını yaratmış” bir kadın olarak mı tanımlarsınız? Bu işteki mesainizden,  size yapılan eleştiri ve yorumlardan bahseder misiniz?

Kendimi hem çok şanslı hem de çok çalışkan ve disiplinli biri olarak tanımlıyorum. Başarının sırrı; çalışmak, çalışmak ve çalışmak. Her zaman elimizden gelenin en iyisini ortaya koymalıyız; ama bunun ötesinde kadere de inanıyorum; hayatta her şeyi ben yaptım, ben başardım düşüncesinden ziyade, hayatta bizim için biçilmiş rolü en iyi şekilde icra etmemiz gerektiğini düşünüyorum. Hayat, iniş ve çıkışları ile bir bütün.

Her sabah çok erken kalkıyor ve sosyal medyadan bana gönderilen mesajları takip ediyor ve hepsine cevap veriyorum. Geleneksel hale gelen, her güne özel “Günaydın” mesajını sabah saat 9.30’da Facebook sayfamda yayınlıyorum. 125 bini aşkın takipçimiz bu mesajlara cevap veriyor, paylaşıyor ve güne bu moral ve enerji ile başlamış oluyoruz. “Binnaz Abla senin mesajların bize enerji veriyor, güne bu mesajlarla başlamak alışkanlık halini aldı” diyorlar.

Gün içerisinde o kadar çok mesaj geliyor ki; kimi zaman gece geç saatlere kadar bilgisayar başında oluyorum. Tabii bunların yanında bir anneyim ve eğer oğlum Ankara’da ise onun sevdiği kahvaltı ve yemekleri yapmak, beraber sinemaya veya yürüyüşe gitmeyi de unutmamalı.

Birçok kadının içindeki cevherin farkına varması, girişimci olup hayallerini takip etmesi, yapmak istedikleri işlerin peşinden koşması önemli. Yüksek Topuklar ekibi olarak siz ve sizin gibi başarılı örneklerin cesaret verici olduğuna inanıyoruz. Hemcinslerinize önerileriniz nelerdir?

Çok teşekkür ederim; benim naçizane önerim; “hiçbir zaman hayallerinizden vazgeçmeyin”. Tabii sırf hayal kurmak yeterli değil, bu hayallere ulaşmak için çok ama çok çalışmak gerek. Ayrıca her şey bizim elimizde değil. Ben hep “hakkımda hayırlısı ne ise öyle olsun” diye dua ederim; kimi zaman biz elimizden geleni yapsak bile hayalimize, isteklerimize kavuşamayabiliriz; bu hayatın bir parçası. Yine de sahip olduklarımız için şükretmeyi de bilmeliyiz; hayatta olabilmek, doğan güneşi, kuşun cıvıltısını duyabilmek bile bir mucize aslında.

binnaz-abla-4

Sizi yakalamışken birkaç ipucu alsak; mesela kahvemde balık, kaplumbağa, kalp, fil  gibi şekiller çıktı bunlar hakkında küçük ipuçları verir misin Binnaz Abla?

Kahve falında her şeklin bir anlamı olmasıyla beraber bu yorumlar yorumcuya göre değişebiliyor. Kimisi için yol; gidilen yolları temsil ederken, kimi yorumcu bunun aslında kişinin karar aşamasında olduğunu ve içinden çıkması gereken yollar olduğunu da temsil edebilir. Önemli olan bu iki kişi arasındaki frekansın tutması.

Ben hayata çok olumlu baktığım için baktığım fallarda da hep en güzel şeyleri görüyorum, gerçekten de kötü hiçbir şey göremiyorum, fakat bu da karşı tarafta bir pozitif etki yaratıyor ve sonra ‘Binnaz Abla söylediklerin gerçekleşti’ diyorlar, bu aynı zamanda onların hayata karşı olumlu baktıklarında neler olabileceklerinin de bir göstergesi.

Yine de küçük ipuçları verecek olursam;

–          Falda balık çıkması, genellikle maddi anlamda iyi gelişmelerin olacağına ve gelir düzeyinizin artacağı yönünde yorumlanır.

–          Kahve falında çıkan kaplumbağa şekli, ilk olarak kendisi ile özdeşleştirilerek kısa sürede olmasa dahi verdiğiniz mücadelenin hakkını alarak istediğinizi elde edeceğiniz yönünde yorumlanmaktadır.

–          Kalp figürü: Genellikle ikili ilişkiler ile ilgili durumları anlatır, kalp yanında beliren diğer figürler ile beraber yorumlandığında bizlere daha detaylı bilgiler verebilmektedir.

–          Kahve falında fil çıkması, güzel haberler alacağınızı bildirir ve iş konusunda önünüzün açık olduğunu gösterir ve yakın zamanda bu konuda çok güzel bir teklif alacağınızı veya başvurunuzun olumlu şekilde sonuçlanacağını gösterir.

binnazabla.com, sosyal sorumluluk tarafında da ablalık yapıyor. Biraz açar mısınız?

binnazabla.com sosyal bir girişim; öncelikli hedeflerimizi sosyal kriterlerle değerlendiriyoruz. “Binnaz Abla ELELE” projesi kapsamında bedensel engelli üç küçük arkadaşımıza eğitim bursu veriyor ve ihtiyaç sahibi engelli arkadaşlarımıza maddi-manevi destek oluyoruz. Bu projeyi, birlikte çalıştığımız yorumcularımız ve binnazabla.com takipçileri ile gerçekleştiriyoruz.

Binnaz Abla

Siteniz 2014 yılının “Yaratıcı İş Fikri” ödülünü kazandı tebrikler…

Teşekkür ederiz. JCI Türkiye, yaratıcı gençleri desteklemek ve onların projelerini daha geniş kitlelere ulaştırmak için 18-40 yaş arasındaki gençlerin yaratıcı girişimlerini desteklemek adına ulusal bir organizasyona imza attı. Bu sene de binnazabla.com projesiyle, binnazabla.com Genel Müdürü Sertaç Taşdelen, Yaratıcı Genç Girişimciler ödülünü (CYEA) kazandı.

binnazabla.com’un hem ulusal hem de uluslararası yarışmalarda böylesi değerli ödüllere layık görülmesi bizi daha yeni ve yaratıcı projeler için motive ediyor. Bizler de bu ödüllerle her defasında sorumluluklarımızın daha çok arttığının farkına vararak elimizden gelenin en iyisini yapmaya ve değerli takipçilerimize en iyi hizmeti sunmaya çalışıyoruz.

Röportaj: Arzu Kulak

Soru ve önerileriniz için iletişim: arzu.kulak@yuksektopuklar.net

[iframe width=”600″ height=”415″ src=”//www.youtube.com/embed/MUmmyAniLcw” frameborder=”0″ allowfullscreen]

Kadınlar için altın öğütler

Tipik bir aslan kadını olan Bedriye Hülya, kafasına koyduğunu yapan, güçlü, kararlı ve şahane bir kadın. Hayatı boyunca kadınlara yardım eden ve onların iş bulmasına ya da iş kurmasına yardım eden Hülya ile kadınların toplumdaki yeri ve benlik duygusu üzerine hem keyifli, hem öğretici bir röportaj gerçekleştirdik.

Tüm kadınların kendilerine daha fazla güvenmeleri ve kendilerini sevmeleri için mutlaka okumaları gereken harika makaleyi Yüksek Topuklar ekibi olarak gururla sunuyoruz!

B-fit projesini hayata geçirirken kadınların hayatındaki hangi eksikliği doldurmak istediniz?

Var olmak eksikliğini. Kadınların var olma eksikliğinden daha büyük bir eksiklik var mı?

Kadınların B-fit’e gelmelerinin benlik duygularını geliştirmeyi sağladıklarını düşünüyoruz. Gelen kadınlar ne kadar egzersiz yapıyor, ne kadar kendisiyle baş başa kalıyor?

30 dakika egzersiz yapıyor. Gelenlere “sen burada her halinde kabulümüzsün. Başımızın tacısın” diyoruz. Maksimum bu süre 45 dakikaya çıkıyor, daha fazla değil, çünkü o kadın yeniden eve girip çamaşır yıkamaya ya da yemek yapmaya devam ediyor. Bizim için bu adımı atıyor olması çok önemli. Web sitemizde üyelerin başarı hikayeleri var. Onlara mutlaka göz atmanızı isterim. Aynı zamanda sosyalleşmesini sağlıyoruz kadınların. Bir kadının günde 30-45 dakika kendine ayırması ve kendi ile yalnız kalması, benliğine dönmesi harika. Çünkü bunu yapan bir kadın artık başka bir kadın oluyor.

b-fit-205-kapak

Özellikle bugünün Türkiye’sinde kadınların nerede konumlandırıldığını düşünüyorsunuz?

Biraz ağır olacak ama gerçek bu; yerin dibinde olarak konumlandırıldığını düşünüyorum. Kadınların varlığını ölçtüğümüz kriterler aslında insanların varlığını ölçtüğü kriterler değil. Mesela, evlenmek Türkiye’de varlığımızın bir kriteri, doğru dürüst bir eş bulmuş mu? Düzgün yemek yapıyor mu? Kaç yaşına geldi evlenecek mi? Böyle kriterlerle tanımlandığımız bir ülkede yaşıyoruz. Hepimiz aynı gemideyiz. Eğer bir kadın evinde hizmetçilerle büyümemişse durum pek farklı değil. Ben ezilmedim diyen bir kadına benim inanmam mümkün değil. Bu ayrım iş konusunda bile var. Bir kadını işe alırken geçmişteki performansına, bir erkeği işe alırken de gelecekteki hedefine bakarlar.

Türkiye’de kadın girişimci olmanın zorlukları neler?

Kadın olmaktan daha fazla değil. Aynı şey. Kadın olmak zaten yeterli bir durum. Büyürken nasıl erkek kardeşimizin şeftalisini biz soyuyorduk, burada da iş hayatındaysan erkeklerin sekreterlik hizmetlerini yaparken buluyorsun kendini. İş kurarken, farklı mı? Değil. Hiç değil.

strong-women

Günümüzün kadınlarında kayda değer bir değişim görüyor musunuz?

Eğer doğruyu söylemek gerekirse ne yazık ki yok. Çünkü halen kadınların çözümlenmeyen birçok problemi var. Bunlar çözümlenmeden kadının yaşamında bir erkek kadar olanaklara ulaşmasının imkanı yok. Çocuğun bakımını alıp erkeğe verebilir misiniz? Bunu yapan erkeği parmakla gösterirsiniz. O kadar azdır. Çocuk kadının sorumluluğudur ama bir yandan da çalışır. Erkek ise bu sorumluluktan tamamen uzak bir şekilde sadece çalışır. Evin yürütülmesinden gene kadın sorumludur. Bunlar gerçeklerimiz. Bunlar olurken bizim bir yere gitmemizin imkanı yok. Kadınlara yönelik olan bu beklentiyi çok şizofrenik buluyorum. Kadınlar hem ilerleyecek hem de onlara hiçbir olanak sağlanmayacak? Böyle bir dünya yok. Bu bizlere dayatıldığı zaman stres halinde  kalıyoruz. Mesela evliyken benim canım çıkıyordu.

b-fit-205-4

Kadınlarla ilgili yeni projeleriniz var mı?

Var. Kadınlar için meslek okulları açmak niyetindeyim. Bununda  ilk denemesi Kames-der; orada Sığacık’ta köydeki kadınları çeşitli konularda yetiştiriyoruz.  Kendi ekmek paralarını kazanmalarını sağlıyoruz. Bunu büyütmek istiyorum.

Kendini geliştirmek isteyen kadınlar için ne diyebilirsiniz?

Kitap okumanın mutlaka bir faydası vardır diye düşünüyorum. Soru sormak bizim ailede olmazsa olmazdı. Mutlaka sorulara düzgün cevap bulunurdu. Eğer bilinmiyorsa, araştırılıp beraber öğrenilirdi. Bunun büyük faydasını gördüm. Bizim varlığımızı çok tanıyan bir ailem vardı. Bunun da çok önemli olduğunu düşünüyorum.  Diyelim ki ev aldık taşınacağız, annem bir de 3 çocuk otururduk. Mutlaka  nereye ne yapalım diye konuşurduk. Benim odam döşenecekse ben karar verirdim. Ailemde gördüğüm bir de şöyle bir şey var. Esas olan konuşmak değil dinlemekti. Biri bir şey söylediğinde hemen can kulağı ile dinlerdik. Bende çok dinlerim. Dinlerken anlamak için dinlerim. Sonrasında cevap vermek için değil. Bir insanı bir şey için eleştiriyorsam o ana ve o olaya ait bir şeydir. Kişiliği ile ilgili olan bir şey değildir. Ama bizim toplum onu kişiselleştiriyor. Reaksiyon veriyor ve böyle olduğunda da  üretkenlik düşüyor. Öte yandan psikoloji okumanın bana çok faydası oldu. Hem kendimi daha iyi değerlendirdim hem de karşı tarafı. Çünkü kimse “ben bireyim”in farkında değil. Bunun farkında olması gerekiyor. Psikoloji okumamın böyle güzel bir etkisi oldu.

Röportaj: Büşra Nazlan Üregül

Bedriye Hülya ile yaptığımız diğer röportajı okumak için buraya tıklayın!

harika

B-fit kurucusu Bedriye Hülya ile özel röportaj

Bedriye Hülya, B-fit’i hayata geçirdikten sonra daha gidecek çok yolu olduğunu söylese de, etrafındaki kadınlara sihirli bir değnek gibi dokunup onların hayatını baştan sonra değiştirebiliyor. Kadınlar için hazırlanan harika bir platform olan B-fit hakkında Yüksek Topuklar ekibi olarak markanın kurucusu Bedriye Hülya ile harika bir röportaj yaptık.

B-fit ile aranızda nasıl bir bağ var?

Seri girişimciyim ve 23 yaşından beri de kendi işlerimi kuruyorum. Bunu yapmaktan çok büyük zevk alıyorum.  İlk defa hayatımda 8 senedir tek bir işim var. B-fit pıtrak gibi kabarıyor, altından daha önce planlamadığımız iş dalları çıkıyor ve bu bana çok iyi geliyor.

250 bin üyemiz var, 280 kadın iş buldu

Eskiden başarımızı parayla ispat etmek zorundaydık. Ne kadar kazanıyorsak o kadar başarılı olurduk. Ama B-fit’te biraz farklı toplumsal bir etki yaratıyorsunuz. Böyle bir şeyi ortaya koymak müthiş. 250 bin tane üyemiz var. 280 tane kadın iş buldu. 240 tane franchising açıldı. 750 tane kadın B-fit’te çalışıyor. Bu acayip güzel bir şey.

b-fit-205-5

Herkese yardım etme gibi bir yönünüz var yani?

Evet ortaokuldan beri herkese iş bulurdum ya da kendi işlerini açmalarına yardımcı olurdum. O zamandan beri hep arkadaşlarıma, “sen yaparsın, başarırsın” gibi motive ederdim. Bir yandan da kendime iş arardım. O yüzden bu iş bana cuk oturdu.

B-fit’i hayata geçirdikten sonra hedefinize ulaştığınızı düşünüyor musunuz?

Batıdan gelen hedefe ulaşma çabası var bende yok. Çünkü o hedefe giderken önünden geçeceğiniz yolların çok önemli olduğunu düşünüyorum.  O yollardan geçmek benim için çok daha önemli. Benim 5 yıllık hedefim şu olsun ben de oraya koşayım diye bir hayalim olmadı. Bunu biraz saçma buluyorum. Çünkü hayat kendini biraz açarak gidiyor. Bu işin gideceği yeri bilirim. Ama şu kadar zamanda şunu tamamlayacağım demedim. Çünkü bir yandan da benim farkına varmadığım iş kollarını açabiliyor. Biz B-fit’in içinde ürün satıyoruz.  Ürün satmanın benim için bir iş kolu olacağını tahmin etmemiştim. Daha sonra deneye deneye bulduk. Biz kadınlara iyi tasarım, iyi kalite, orta fiyatı çok iyi satıyoruz. O bizim için artık bir iş kolu.

B-fit’i bilmeyen kadınlar için nasıl tanımlarsınız?

B-fit, kadınların hem spor yaptığı hem birlikte var olabildiği, çalışabildiği kadınların mekanı olarak tanımlarım.

b-fit-205-2

B-fit’te çalışmak isteyen bir kadının bu zincirde yer alması için ne yapması gerekiyor?

Birkaç türlü yer alabilir.

Birincisi, üyemiz olabilir. Üyelik ücretlerimiz bulunduğu şehre göre, üyelik tipine göre değişiyor. Yani, Çorum’daki üyeyle, İstanbul Ulus’taki üyenin ödediği fiyat aynı olmuyor.

İkincisi, gelip B-fit’lerde çalışabilir. Özellikle spor akademilerinden mezun olmuş insanları bekliyoruz.

Üçüncüsü, bizden franchising alabilir. Yani üyemiz olabilir. Bunun içinde başvurduktan sonra karşılıklı bir araya gelip anlatıyoruz, konuşuyoruz. Gerçekten bu işi yapmak isteyecek mi ona emin oluyoruz.  Nasıl yapacağını anlatıyoruz. Biraz para yatırması gerekli ama bunlar çok uçuk rakamlar değil. 65 bin TL gibi bir fiyata maal oluyor her şey dahil açması. Daha sonra her aşamasında onun yanında oluyoruz. Yerini buluyoruz, elemanlarını buluyoruz, programını veriyoruz, dekorasyon desteği veriyoruz, açılıştan sonra hedefini belirliyoruz o hedefi tutturmuş mu bunu kontrol ediyoruz. Tutturanlar nasıl tutturmuş diye öğrenip ona öğretmeye çalışıyoruz. Tutturmadıysa destek ekiplerimiz gidiyor ne olmuş diye bakıyor. Bu şekilde bizimle beraber büyümesini ve bir iş sahibi olmasını sağlmaya çalışıyoruz.

B-fit dışında başka neler yapıyorsunuz?

Orta doğuya doğru gidiyoruz. Çocuklar için bir yer açma hayalimiz vardı. Onu da açtık. Şimdi o da 2 senesini bitirdi ve 7 franchising verdik. Kadın sağlığı ve spor derneğimiz ve kadın mesleki ve kişisel gelişim derneklerimiz de var.

b-fit-205-4

Bir süre Amerika’da yaşamanız size ne gibi artılar sağladı?

Biraz kendime güvenmemi sağladı. Çünkü ben her zaman uyumsuzdum Türkiye’de. Hep uyumsuz oldum.  Okulda arkadaş bulamazdım. Sürekli rehberlik öğretmenin yanına giderdim. Onun sayesinde devam edebildim. Amerika’ya gittiğimde baktım ki, benim gibi çok insan varmış. Ben çok düz bir insanım. Eşoftmanımla hayatımı geçirebilirim. O ortama göre giyinmek zorunda hissetmek fena gelir bana. Makyaj genel olarak yapmayı sevmem. Çok ast-üst ilişkileri beni rahatsız eder. Çünkü üretkenliği azalttığına inanırım bunun. Bizim ofisimizde ast-üst ilişkisi yoktur. Türkiye’de bir insana ulaşmak için onun sekreterlerini aşmanız gerekir. Bu bana çok saçma geliyor. Yurtdışında da şirket kurdum. O kadar kolay ki, gidiyorsunuz internetten 75 dolara  kuruyorsunuz şirketinizi. Kadınların iş kurmasına yardım eden bir dernekten nasıl yapacağını öğreniyorsunuz, para bile bulmanıza yardım ediyorlar. Ulaşmak istediğiniz insanlara direkt telefon açıyorsunuz. Bu satın alma başındaki insan olabilir, başkanı olabilir. Bu çok bana uygun bir olay. Bir anda kendi ailemde gibi yaşamaya başladım.  O kadar da deli olmadığımı anladım. (gülüyor)

Peki sizi diğerlerinden ayıran nedir?

Erken yaştan beri çok kitap okuyor olmam olabilir. Bizim evde normal şartlarda yemek yenir arkasından kitap okunurdu. Bende öyle bildiğim için 5 yaşımdan beri kitap okuyorum. Bunun fark getirdiğini düşünebilirim.

Röportaj: Büşra Nazlan Üregül

yarisma-banner

Bu tatlılara bayılacaksınız!

Eğer şekerleme, kek ve pastalarla aranız iyiyse, Pırpırella’yı mutlaka tanımalısınız. Pırpırella, kendini bildi bileli yemek yapmayı ve şahane tatlarla sevdiklerinin damaklarında iz bırakmayı seven Pınar Arabacı’nın mutfağının adı.

Şahane cupcakeleri ve pastalarıyla bilinen Pırpırella, Ağustos ayından beri harika cupcake ve pastalarını isteyen herkesle paylaşıyor. Şahane lezzetleri kendi evinde bizzat hazırlayan Pınar, aynı zamanda profesyonel olarak tiyatro ile uğraşıyor. Nişan, düğün, kutlama, baby shower, doğum günü ve diğer etkinliklerde Pırpırella’nın enfes pasta ve cupcakeleriyle misafirlerinizi lezzetli şekilde karşılayabilirsiniz.

Sizin için bu Pırpırella’nın yaratıcısı Pınar Arabacı’yla keyifli bir sohbet gerçekleştirdik.

Sipariş ve yapım aşamasından biraz bahseder misin?

Ortaya nasıl bir şey çıkacağı müşterinin fikrine bağlı. Onun nelerden hoşlandığı, nasıl bir kek istediği, kime sunacağı soruyorum. Nişan ya da doğum günü için mi istiyor tüm ayrıntıları öğreniyorum. Daha sonra konsepte uygun şekerlemeleri hazırlıyorum ve üzerini içini tamamen konsepte göre tasarlıyorum.

Üzerindeki şekerlemeler saklanabiliyor mu?

Tabii, genellikle pastanın üzerindekileri saklamayı tercih ediyorlar. Tamamen kurumasına izin verdiği ve çarpmadığı sürece müşteriler süslemeleri heykel gibi saklayabilir. Zamanla sertleştiği için fırınlanmış hamur kadar sağlam olabiliyorlar.

Her şey ev yapımı ve doğal!

pirpirella yazı-yani

 

Peki süslemelerin içeriği nasıl?

Süslemeleri şeker hamurundan yapıyorum. Renklerini ise sadece gıda boyası kullanarak veriyorum. Kekin içinde kullandığım kremanın rengini eğer meyvelerden elde edebilirsem kesinlikle doğal yollarla hazırlamayı tercih ediyorum. Her kremanın farklı bir aroması oluyor. Bu aromaları meyvelerden elde ediyorum. Tabii bu da müşterinin tercihine bağlı. Eğer çileği seviyorsa, kremayı gerçek çilekten elde ediyorum.

Birazda keklerden bahsedelim, içeriğini kendin mi ayarlıyorsun?

Hem cupcake, hem de pastalarda süsleme ve içerik tamamen müşterinin zevkine göre belirleniyor. Fakat bende kendime has bir şeyler katıyorum. Eğer müşteri muzu ve fıstığı seviyorsa kekin içini ona göre hazırlıyorum ve tasarımını ona göre yapıyorum.

Diyet yapanlara ve veganlara özel tarifler!

Peki diyet yapanlar ya da vegan olanlar bu pasta ve cupcakelerden yiyebiliyor mu?

Tabii, diyet yapanlara özel olarak cupcake ve pastalar hazırlıyorum. İçeriğinde en iyi tatlandırıcıyı kullanıyorum. Veganlar içinse özel olarak pasta ve kekler yapıyorum. Bu konuda hassas olduğum için sadece figürünü şeker yapıyorum. İçi ve süslemesi tamamen vegan ya da diyete uygun oluyor.

p

Siparişi kaç gün önceden söylemek gerekli?

Kişi sayısı ve istenilen figür ve süslemeye göre en az 4 gün önce haber verilmesi gerekiyor. Bu işte tek başımayım, yardımcım yok ve her ayrıntısını özenerek yapıyorum. Kendi hoşuma gitmeyen hiçbir şeyi müşteriye sunmuyorum. Son ana kadar kontrol ediyorum. Tüm bunları en az 4 gün gibi bir süreçte ayarlayabiliyorum.

Cupcake ve pastaların fiyat aralıkları nedir?

10-15 kişilik pastalar, üzerindeki süslemeye ve figüre göre 150-200TL arasında değişiyor. Cupcakeler ise minimum 12 tane olarak hazırlıyorum. Yine üzerindeki süsleme ve figürlere göre değişiyor. Fiyatı 60-80TL arasında.

Müşteriler sana nereden ulaşabilir?

Facebook ve Tumblr üzerinden ulaşabilirler. Her şey planladığım gibi giderse yakında Kadıköy/Moda’da küçük bir dükkan açmayı planlıyorum.

Pırpırella mutfağından en güzel pastaları görmek için fotoğrafların üzerine tıklayın!

pirpirella-3001.zip

Carlos Martin hayatı

Carlos Martin, 3 Ekim 1979 Madrid doğumlu İspanyol model ve oyuncudur. İspanya’da Madrid yakınlarında bir kasabada doğan Carlos Martin’in esas mesleği bilgisayar programcılığıdır. 11 yıldır dünyanın çeşitli ülkelerinde mankenlik yaptığı bilinmektedir. Martin’in Türkiye’de tanınması ise Biscolata reklamları ile olmuştur. Kim olduğunu bilmesekte Büyük ses getiren Biscolata reklamları sayesinde tüm Türkiye’nin tanıdığı bir yüz haline gelmiştir.

Carlos Martin, reklam filmleriyle başlayan şöhretini şu sıralarda yeni bir diziyle devam ettiriyor. Martin, Atv’de yayınlanan Yağmurdan Kaçarken adlı dizide fotoğrafçı Carlos Martin karakterini canlandırmaktadir.

Seksi adam Carlos Martin olarakta bayanların gönlüne taht kurmustur. Carlos Martin, Biscolata reklamındaki yakışıklı erkeklerden biriydi… Etkileyici gülümsemesi ve muhteşem vücuduyla tüm kadınların ilgisini çekmeyi başardı. Reklam filminin ikinci serisinde “İspanyol Aşk Mood” da özellikle bayan kesimi çok etkiledi.

Biscolata erkeklerinin en meşhuru. Kadınlar onun gülüşüne bayılıyor. İspanya’da Madrid yakınlarında bir kasabada doğmuş, ailesi hâlâ orada. O artık bir ‘evsiz’ ya da tüm dünya onun evi. Altı ay New York’ta, sonra tombaladan neresi çıkarsa. Samimi. Tatlı. 33 olduğu için mesleğin yaşlılarından sayıyor kendini, “Artık baba rolleri teklif ediyorlar” diyor. Öyle ani ünlü olanlardan değil, keşfedilmesi zaman almış

 

Gerçek mesleğin?
– Bilgisayar programcısıyım.
Beş yıl sonrası için ne planlıyorsun?
– Yarın ne yapacağımı bile bilmiyorum!
Bir erkeğin soyunmasıyla bir kadının soyunması arasında ne fark var?
– Bir kadının soyunması daha seksi. Tabii bana göre.
Bugüne kadar bir kadın için soyundun mu?
– Hayır. Bir kadının önünde soyunamayacak kadar utangacım.
Bu takvimin hangi ayı olmak istersin?
– 3 Ekim’de doğdum, ekim olabilir.
İspanyol olmak, senin için ne ifade ediyor?
– Şu anda kriz demek. Ama aslında ‘tutkulu’ olmak demek.
İlişkilerin uzun sürer mi?
– Üçer yıllık iki ilişkim oldu. Şimdi yeni yeni Amerikalı bir modelle flört ediyoruz. Bakalım.
Nasıl kadınlarla birlikte olmaya tahammül edemezsin?
– Kıskanç kadınlarla. Onların yanında nefes bile alamıyorum. Ama sadık bir erkeğim.
Kadınlarda en çok sevdiğin şey?
– Dürüst olmaları, kendileriyle dalga geçebilmeleri. En önemli şey de konuşabiliyor olmak. Beden dediğin şey yaşlanıyor, geriye konuşmak kalıyor. Konuşamadığım bir kadınla sevişemem de…
Biscolata teklifi nasıl geldi?
– İspanya’dan Brezilya’ya kadar geniş bir coğrafyada Biscolata erkeği olacak birilerini arıyorlardı. Binlerce kişi arasından beni seçtiler. Gülüşümü çok sevmişler. Türkiye’ye geldim. Birinci reklamı çektik. Sonra Facebook, blog’lar, Twitter ve sosyal medya işin içine girdi. İş, acayip büyüdü. İkinci reklamda Flamenko yaptım, halbuki nasıl yapılır hiçbir fikrim yoktu. Yaratıcı ve şaşırtıcı buluyorum bu projeyi. Artık insanlar Türkiye’de beni tanıyor. Yolda yürürken ya da yemek yerken, “Carlos bir fotoğrafını çekebilir miyiz?” diyorlar, hoşuma gidiyor.
Türk kadınları en çok seni beğenmişler…
– Neticede hepimiz Akdenizliyiz. Aynı kan.
Ne zamandan beri modellik yapıyorsun?
– 13 yıldır. Yedi yıldır da uluslararası boyutta.
Alkol, gece hayatı…
– Yok canım. Belki 20’likler öyledir. Ben hemen hemen hiç çıkmam geceleri. Burada birkaç yere gittim, Ortaköy’ü seviyorum.
Hep formda olmak zorunluluğu baskı yaratmıyor mu?
– Yaratıyor ama yapacak bir şey yok, oyunun kuralı bu. Her gün spora gitmek zorundayım.
Biscolata reklamı hayatında neyi değiştirdi?
– Twitter’de ve Facebook’ta binlerce takipçim var. Büyük çoğunluğu Türk. Bana uğur getirdiniz.

 

Carlos Martin en son ATV’nin dizisi olan Yağmurdan Kaçarken dizisinde daha önce Leyla ile Mecnun dizisinde oynayan Ezgi Asaroğlu ile birlikte oynayacak. Ezgi Asaroğlu ile Carlos Martin’i yakıştıranlar olduğu gibi yakıştırmayanlar da oldu. Bakalım Carlos dizide nasıl bir performans sergileyecek.

Demet

[iframe width=”560″ height=”315″ src=”http://www.youtube.com/embed/rXlkTQQtwzw” frameborder=”0″ allowfullscreen]

Kıvanç Tatlıtuğ Röportajı

Kaç kilo verdin?
– Sürekli tartılmıyorum ama 13’tü en son…

 

Diyetisyene gittin mi?
– Hayır, diyetisyene gitmedim ama yediğime içtiğime çok dikkat ettim ve tabii ki çok spor yaptım.

 

Şu anda kaç kilosun?
– 76… Evet, şu an tam 76 kiloyum.

 

Burcun ne?
– Akrep burcuyum. İnternette benimle ilgili sorulardan biri de buydu galiba…

 

En sevdiğin yemek nedir?
– Normalde mi, rejimde olduğum zaman mı? Mantıyı çok severim mesela. Başkaaa… Tarhana çorbasını çok seviyorum. Sonra sarma… Tabii bir de kebap. Şu sıralar daha çok sebze çorbasına takılıyorum ama…

 

Dizi çekimleri nasıl gidiyor?
– Yorucu ama güzel gidiyor. “Kuzey Güney”in seti çok keyifli…

 

Haftada sadece bir günün mü boş gerçekten?
– Evet, sadece bir gün dinlenebiliyoruz.

 

En çok hangi rolünü sevdin?
– Bugüne kadar canlandırdığım roller içinde en çok Kuzey’i sevdim. Bir de Sekiz’i.

 

Kuzey’i Behlül’den daha çok sevdin yani?
– Behlül kendini çok seven bir tipti… Kuzey’in ise bir karakteri var, hayata karşı bir duruşu var. Bu yönüyle daha hoşuma gidiyor Kuzey…

 

Neden hiç röportaj vermiyorsun?
– Çok sevmiyorum. Sevmememin özel bir nedeni de yok aslında, sıkılıyorum… Aslında sosyal de bir adamım.

 

Geçen hafta yayınlanan, gözünün şiş olduğu sahnenin makyajı ne kadar sürdü?
– Gözümü o hale getirmek için yapılan makyaj 1 saat 10 dakika sürdü… Çekim süresini söylemiyorum ama, sadece makyaj…

 

Dizi nerede çekiliyor peki?
– Salacak taraflarında. Anadolu yakasında çekiliyor yani…

 

Cengiz: Kıvanç’la ilgili sorulan en zor soru neydi internette?
– En son aldığım albüm…

 

Cengiz: Gerçekten zormuş. Bilen çıktı mı peki?
– Hayır..

 

Cengiz: Neydi peki Kıvanç?
– Kings of Convenience’ın albümü… Norveçli bir ikili… Aslında Yedigün ekibiyle 100’den fazla farklı soru hazırladık ve herkese farklı sorular sorduk.

 

Kuzey’in repliklerini beğeniyor musun? Ben biraz arabesk buluyorum.

– Arabesk buluyorsunuz, tamam… Ama bakacak olursan böyle şeyler gerçekten yaşanıyor. Yani bizim anlatmaya çalıştığımız olay neyin ne kadar arabesk olduğu, neyin ne kadar kötü olduğu veya neyin ne kadar iyi olduğu değil. Burada bir insanın hayat hikayesi var.

 

Kuzey’in hikayesi şaşırtıcı geldi mi size?
– Hayatın belli başlı ivmeleri var. Bu ivmelerden sadece bir tanesine sahip olan bir adamın öyküsü bu. Sebepsiz yere cezaevine giren bir adam. Niye? Kardeşi okusun diye. Sonra çıkıyor, sosyalleşme çabasına, iş kurma çabasına giriyor… Sabıkalıysan, çeşitli suçlar işlemişsen veya işlemediğin halde suçlanmışsan, çoğu resmi yerde çalışamıyorsun. Bu bir dram, yani çok ciddi bir dram. Kendini geliştirmeye çalışsan bile çoğu yerde buna müsaade edilmiyor. E bu adama baktığınız zaman şimdi, 17 yaşında. O da çok isterdi adam gibi askere gitmeyi.
O da sokakta dövüşüyor…

 

– Ölümcül bir yarası var, yemek yiyemiyor, midesinde problem var. Eee, efendime söyleyeyim işte doğru dürüst bir işte çalışamıyor, yapabileceği bir şey yok. Ne yapsın, sokakta dövüşüyor.

 

Bu ses tonuyla mı konuşuyorsunuz Kuzey’i?

– Hayır. Şimdi biraz gribim, sesim o yüzden böyle kalın. Ama böyle oynasam fena olmaz galiba…

 

Kızmazsanız bir şey sorabilir miyim?
– Kızmam tabii sor…

 

Azra Akın’la beraber misiniz gerçekten?
– Evet, doğru… Azra’yla beraberiz…

 

Onun “Yok Böyle Dans”taki jüri üyeliğini nasıl buluyorsunuz?
– Ben jüri olarak başarılı buluyorum Azra’yı.

 

Bazıları çok pozitif olduğu için eleştiriyor ama…
– Ben öyle düşünmüyorum, bana kalırsa işini çok iyi yapıyor Azra.

 

Dizide Bade İşçil’in kullandığı arabanın size ait olduğu doğru mu?
– Bade’nin kullandığı araba benim mi! (Gülüyor) Yok daha neler! Hayır, gerçekten benim arabam değil.

 

Ama araba galeriniz var diyorlar.
– Yok yok aman sakın ha, inanmayın öyle şeylere… Bazen kız kardeşimin arabasıyla spora gidiyorum. Biz çok kardeş olduğumuz için onların arabaları da benimmiş gibi yazılıyor.

 

Kaç kardeşsiniz?
– Beş kardeşiz ve bazen denk geliyor, bir kardeşimin arabasını alıyorum. Gördükleri yerde hemen yazıyorlar, lüks arabaları var diye. Benim 1 tane arabam var.

 

Bir de köpeğin var değil mi?
– Evet… Çok güzel, büyükçe bir şey… Siyah bir doberman… Adı Pars. Bakın fotoğrafını göstereyim size Pars’ın…

 

Zor olmuyor mu bu kadar büyük bir köpekle yaşamak?
– Hayır… Belki de hayvanlarla iç içe büyürsen zor gelmiyor. Ben hayvanlarla iç içe büyüdüm. Pars çok iyi huylu bir hayvan. Sete de benimle beraber geliyor. Sette de hep beraberiz. Çekimler sırasında uslu uslu oturur, kimseye zararı dokunmazDemet

[iframe width=”420″ height=”315″ src=”http://www.youtube.com/embed/UW9YM0_S_io” frameborder=”0″ allowfullscreen]